Hayrettin Karaman’a Vefa Gecesi…

Belediyemiz tarafından düzenlenen programda Hayreddin Karaman`ın çocukluğu, gençliği, talebelik yılları, hocalığı gibi yaşamından kesitler sunuldu.

Belediyemizin organize ettiği “Akademik Hayatının 50. Yılında Hayrettin Karaman”; konulu program Anitta Otel`de gerçekleştirildi.

Belediyemiz tarafından gerçekleştirilen Vefa gecesine Çorumluların ilgisi büyük oldu. 800 kişilik salon tamamen dolarken, çok sayıda davetli de programı ayakta izledi. Vefa gecesine AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, Çorum Milletvekili Agah Kafkas, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Milli Eğitim Müdürü Aytekin Girgin, Sağlık Müdürü Adem Bilgin, Kültür ve Turizm Müdürü Ali Özüdoğru, AK Parti İl Başkanı Faruk Özkader, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ferhat Koca ve öğretim üyeleri ile Hayreddin Karaman`ın akraba ve yakınları katıldı.

Program Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Yaşar Kurt`un Kur`an tilaveti ile başladı. Hayreddin Karaman`ın çocukluğu, gençliği, öğrencilik yılları ve hocalığı gibi yaşamından kesitleri anlatan kısa bir sunum ile devam eden gecenin açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Çorum`un ilim sahasındaki yüz akı, fıkhî konularda dünya çapında otorite kabul edilen Prof. Dr. Hayreddin Karaman`ın Akademik Hayatının 50. Yılında bu büyük onuru paylaşmanın onur ve görev saydıklarını söyledi.


Başkan Külcü, “Toplum olarak bizler ilim adamlarına sağlıklarında sahip çıkmalıyız. Onların birikimlerinden istifade etmeliyiz. Böylesi ulvi şahsiyetlerin değerini onları kaybetmeden idrak etmeli, bizden sonraki nesillerle onları buluşturabilmeliyiz. Bu düşünceden hareketle hocaların hocasını bugün hemşehrileriyle buluşturmak istedik. Hem onun hayatına tanıklık edenlerden olalım hem de kendi ağzından Hayreddin Karaman hocamızı dinleme fırsatı bulalım dedik. İlmi, irfanı, hikmeti, samimiyeti ve kuşaklara şekil veren hizmetini toplumumuzun bilgisine sunalım istedik”; dedi.


Külcü, “İlim; insan ve toplum hayatı için şüphesiz en değerli hazinedir. İlme vasıl olmak; ancak istek, gayret ve merak ile mümkündür. İlmin kapalı kapılarını açmak, onun engin dünyasına ulaşmak, kendi irademizle mümkündür. Zira Hz. Muhammed (sav) `ilmin yarısı sualdir` buyurmuşlardır. İlim; sadece satırlarda yazılı olan, kitaplarda yığılmış bilgiler değildir. İlim; alimlerin kalplerindedir. İlim; onların hakikati söyleyen dillerinde, insanlığın faydasını hedefleyen, toplumun sorunlarına çözüm bulmak amacıyla çalışan beyinlerindedir.

Âlimler; içinde bulundukları toplumun ve genel manada da insanlığın şeref ve itibar unsurlarıdırlar. Onlar adeta insanlığı, her türlü maddi ve manevi felaketlere karşı koruyan kale surlarıdır. Onların taşıdığı ilim ve hakikat ışığı; insanlığın en temel ihtiyacıdır. Söze ruh veren dilleri, insanlığı kurtuluşa erdirecek fikirleri, maneviyat ikliminin hayat unsurlarıdır.”; Şeklinde konuştu.

Toplum olarak ilim adamlarına sağlıklarında sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Başkan Külcü, “Onların birikimlerinden istifade etmeli, taşıdıkları ışığa gölge düşmesine izin vermemeliyiz. Böylesi ulvî şahsiyetlerin değerini, onları kaybetmeden idrak etmeli, bizden sonraki nesillerle onları buluşturabilmeliyiz. Çünkü bilmeliyiz ki; `Âlimler; Nebilerin Varisleridirler. Bu düşünceden hareketle; Çorum`un ilim sahasındaki yüz akı, hocaların hocası Prof. Dr. Hayreddin Karaman` ı bugün burada hemşehrileriyle buluşturmak istedik. İstedik ki; hocamız hemşehrileriyle bir araya gelsin, hasret gidersin. Bizler de; hem onun hayatına tanıklık edenlerden olalım hem de kendi ağzından Hayrettin Karaman hocamızı dinleyelim. İlmi, irfanı, hikmeti, samimiyeti ve kuşaklara şekil veren hizmetini toplumumuzun bilgisine sunalım istedik.”; diye konuştu.


Arkadaşları Karaman`ı Anlattı…


Prof. Dr. Hayreddin Karaman`ın çocukluk arkadaşları Zeki Özak ve Cahit Özak, Hayreddin Karaman ile ilgili anılarını anlattılar. Karaman`ın samimi ve dürüst bir arkadaş olduğunu anlatan çocukluk arkadaşları, “Biz birbirimizin hamisiydik”; dediler.
Akrabalarından Ahmet Benli ve İhsan Hacı İsmailoğlu da kısa birer konuşma yaptı. İhsan Hacı İsmailoğlu, “Eniştemiz her dönem evlatları, yeğenleri ve torunlarının dert ve sıkıntılarını kendi dert ve sıkıntısı gibi görmüş ve bu konuda sorunlarımıza çözüm bulmuştur. Hayreddin Karaman bizler için bir enişteden öte ailemizin büyüğü olarak bir dedelik görevi üstlenmiştir. Birlikte geçirmiş olduğumuz vakitler unutamayacağımız güzelliklerden”; şeklinde konuştu.

Akrabalarından Ahmet Benli ise Karaman ile ilgili bir anısını şöyle anlattı: “Bilindiği gibi kendisi İmam Hatip Lisesi neslinin öncülerindendir. Bizde o yolda yetişmeye gayret gösterdik. İHL`lerin önünün engellediği dönemde ben ortaokulu yeni bitirmiştim. İHL`nin lise kısmına devam edeyim mi diye sordum ve o da devam etmemi tavsiye etti. `Biz İmam Hatip Liselerine sahip çıkmazsak kimse çıkmaz` dedi ve bende devam ettim ve ilahiyatı bitirdim. Şuan ne kadar isabetli bir karar aldığımı daha iyi anlıyorum. Kendisinin üzerimizde çok büyük hakları vardır”;
Hayreddin Karaman`ın öğrencilerinden olan Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ferhat Koca da, Karaman`ın hocalığını ve engin bilgilerini anlattı.


Yazdığı İlahiler Seslendirildi…



Aynı zamanda şiirde yazan ve bazı eserleri bestelenen Karaman`a bir sürpriz yapıldı. Çorum Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu şefi Halil Özçelebi, güftesi Hayreddin Karaman`a bestesi Amil Ateş`e ait olan iki eseri davetlilerin beğenisine sundu. Aynı zamanda Karaman`ın akrabası olan Özçelebi, rast makamında “Ümmetin üstüne titreyen sensin”; ve “Seni sevmek düalemde saadet ya Resulallah”; ilahilerini seslendirdi.



Alkışlarla kürsüye gelen Prof.Dr. Hayreddin Karaman, programa katkısı olan Belediye Başkanı Külcü ve Belediye çalışanları olmak üzere tanıdık ve akrabaları ile davetlilere teşekkür etti.

Çorum`da okuduğu ilköğretim okulunda halay başı olmasından hocalar yetiştirmesine kadar dolu dolu geçen hayatını ve anılarını anlatan Prof. Dr. Hayreddin Karaman, “Zor günler, gariplikler ve gurbetler geçirdik. Bizim zamanımızda okumak, ilim elde etmek bugünkü kadar kolay değildi. Çorum`da küçükken hareketli ve yaramaz bir çocukluk hayatım vardı. Halay çekmeyi çok severdim. Ailemde namaz kılanlar vardı ama biz Çorum`un kabadayılarına özenirdik. Önümüzde örnek yoktu. Benim yaşımda olup da ikinci bir şahıs yok Arapça okuyan. Server efendi diye Çöplük Çarşısında bakkallık yapan bir zat vardı. Ahıska`dan gelen bir alim. Medreseden icazet almış birisi. Küçük bir dükkanda kendi halinde birisiydi. Benim okuduğum hoca bu. Bu hoca beni nasıl teşvik etsin de bir genç onu örnek alıp okusun. Ama şimdi bakanların başındaki kişi çıkıyor ve ben İmam Hatipliyim diyor. Tabi şimdi herkes İmam Hatip Lisesine gider. Ama bizim zamanımızda öyle değildi”; dedi.


İmam Hatipli Ruhu Yaşatılmalı…


Kur`an okumaya başladığı yılları da anlatan Hayreddin Karaman, “Benim gibi yaramaz bir genç Kur`an okumaya başlıyor. Kuran`ı okudukça Arapça öğrenme gerekliliğini gördüm. Yasak diye bana öğretmedi hocam. Zor bir dönemdi. 3 gün Çorum`da kapıları çaldım ve bir Arapça kitabı bulamadım. Evde Arapça kitap bulundurmak suçtu. Allah sağlık ve afiyet verdi bu yaşa geldik. Dünya fani. Baki olan bir şey var. Baki olan Allah, ama ebedi alemde de kalacak olan Allah yolunda hizmettir. Bu hizmet aşkı bütün müminlerde olmalı. Ve herkes bu hizmeti yapmalı. Önce ferdi olarak herkes ibadette bulunmalı. Bir Müslüman için namaz, oruç, zekat nefes almak gibidir. Müslümanın işi bununla sınırlı değil. İnsanlara dünya ve ahirette saadet vaat eden güzel dinimizi anlatma, sevdirme ve yaşatma görevimiz var. Rabbim canımı, onun rızası yolunda yürürken dayanamayacağım acılar ve hastalıklar çektirmeden mümkünse ayakta ve namaz kılarken alsın. Hayatı bizim için hayırlı olduğu sürece yaşatsın”; şeklinde konuştu.
Program sonunda Belediye Başkanı Muzaffer Külcü tarafından Prof.Dr. Hayreddin Karaman`a plaket verildi.


17 Mayıs 2010
184 kez görüntülendi