Bakan Atalay, Türkiye Buluşmasında Çorum’lularla buluştu…

Nerede ne oluyorsa hukuk içinde oluyor. Türkiye’de olağanüstü bir şey yok. Her şey yerli yerine oturuyor. Bundan sonraki çalışmalarımızda da hukuk devleti olmayı en başa alıyoruz” dedi.
Bir dizi incelemeler ve açılışlar yapmak üzere Çorum’a gelen İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” konulu konferansa katıldı. Burada Çorumlulara hitap eden Bakan Atalay, demokratik açılım ve diğer gelişmelere ilişkin açıklamada bulundu.


Türkiye’nin demokrasi açığını kapatmak için yola çıktıklarını dile getiren Bakan Atalay, bu noktada önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Bazen insanların içinde yaşarken olan değişimleri tam olarak anlayamadığına dikkat çeken Bakan Atalay, ülkenin AK Parti iktidarın büyük bir değişimden geçtiğine işaret etti.
Amerika’da yaşanan 11 Eylül olaylarının ardından dünyada demokratikleşme gelişmelerinin durduğuna dikkat çeken Bakan Atalay, “Ama Türkiye’de hiç böyle olmadı aksine Ak Parti olarak geldiğimiz günden itibaren bu alanda şöyle bir karar verdik. Ne terör ne de diğer olaylar demokratikleşmemize engel olamayacak. Demokrasiyi hiçbir şeye feda etmeyeceği. Çünkü toplumumuz çok sıkıntı çekti 28 Şubat gibi günler yaşadı. O günler geri gelmeyecek. karanlık noktalar kalmayacak faili meçhuller olmayacak işkence kötü
muamele olmayacak ve Türkiye’de her şey şeffaf olacak vatandaş her şeyi bilecek hiçbir konu gizli kalmayacak. O günden bugüne nelerin açığa çıktığını görüyoruz Türkiye bu manada büyük bir değişim geçiriyor” diye konuştu.
İşkence ve kötü muamelenin önlenmesiyle ilgili büyük değişiklikler yaptıklarını dile getiren Bakan Atalay, “İşkencenin cezası artırıldı ayrıca paraya da çevrilemez hale geldi işkence cezaları. Bu o kadar önemliydi ki Türkiye’de hem işkence olayı çok hem de Avrupa’daki İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye çok yargılanıyordu bizim dönemimizde işkenceden yargılanma neredeyse sıfıra inmiştir. Türkiye’de işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans dedik katiyen işkence olmayacak dedik ve o günden bugüne o
hassasiyetimiz sürdürüyoruz. İşkencede hiçbir güvenlik personeli korunamaz ve o kurumun içinde yaşayamaz. Bizim dönemimiz de en demokratikleşme hareketler olmuş ceza kanunları değiştirilmiş yerel yöneticilere daha çok güç verilmiştir. Gizli kapılar arasında hiçbir şey kalmayacak. aydınlatılmamış faili meçhul kalmayacak ve vatandaşa kapalı hiçbir bilgi kalmayacak. Bunları takip ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

Danıştay saldırısı hakkında da açıklamada bulunan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “Öyle dönemler yaşadık ki, daha birkaç yıl önce Danıştay’da bir saldırı olmuştu bir hakim orada katledilmişti ve şu anki başkan da yaralanmıştı. O günlerde büyük bir feryat biz hükümetiz ve bizlere büyük bir suçlama o cenazenin Kocatepe’de kılındığı gün bakanlarımızın üzerine bir şeyler atıldı, sanki onun sorumlusu hükümet gibi. O konuyla ilgili failler yakalandı ve Silivri’de Ergenekon dosyası içinde yargılanıyorlar kimin
yaptığı çıktı ortaya. Türkiye’nin tarihinde maalesef böyle acı olaylar var. Ama o karanlık eller bütün bunları planlıyordu bunlar bir bir açığa çıkıyor. Şimdi adalet yerini bulacak. Türkiye’de insanımız arasına fitne sokan insanımızı karşı karşıya getiren dümenler planlar yapılmış. AK Parti bunların sona erdiği bir dönem. 7.5 yıldır iktidardayız ve bu benim içinde büyük bir şereftir. Ben de 7.5 yıldır bakanıyım bu hükümetin. Hiçbirimizin alnında başta Başbakanımızın alnında bir leke yoktur. Bu kolay
değildir. 2-3 yıl iktidar olunca vatandaş içine çıkamayan hükümet ve iktidarlar görmüştür bu ülke. Hesabını veremeyeceğiz hiç bir şey yoktur. Türkiye normalleşiyor Türkiye aydınlanıyor. Türkiye aydınlanma dönemini yaşıyor Türkiye gerçek demokrasiyi tatmaya başlıyor. Ve sivil yönetimlerin söz sahibi olduğu oylarında değerinin olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Her şey de siz ve sizlerin oyu karar verecek. Türkiye gerçek demokrasiyi şimdi tadıyor. Vatandaş her şeyi düşünebiliyor her şey yazılabiliyor. Korkular
tabular aman ha şunun söylemeyin bu dönemler geride kaldı ve her şey konuşuluyor” ifadelerini kullandı
Dünyada gelişen imajı büyümüş bir Türkiye olduğunu anlatan Bakan Atalay, “Türkiye bir zamanlar ‘3 tarafı deniz 4 tarafı düşmanla çevrili’ diye tanımlanıyordu yani hiç dost yok tüm komşular düşman böyle bir Türkiye vardı. AK Parti olarak komşularla sıfır problem dedik. Türkiye kendi bölgesinde şu anda lider, bu tartışılmaz. Türkiye bölgenin lider ülkesi. Bunu doğrusu bir hamaset lafı olarak söylemiyor bunu biz değil dünya söylüyor. Bölgemizde nerede bir sorun olsa Türkiye bu sorunu çözücü olarak görev
alıyor. Buna inanın, Türkiye eski Türkiye değil” diye devam etti.
Türkiye’nin dünyada sorunları çözerken kendi içinde sorunlar yaşadığının altını çizen Bakan Atalay, konuşmasında şunları söyledi:
“Dışarıda dev bir ülke ama kendi içinde hala çözemediği yıllardır uğraştığı sorunlar var ve bunlar adeta eteğinden çekiyor, ayağında pranga halinde nereye gitse önüne terör çıkıyor. Türkiye kendi etnik dini ve diğer sebeplerden kaynaklanan vatandaşlar arasındaki sorunları çözmek durumunda. Bizim demokratik açılım dediğimiz kendi içimizdeki toplumsal sorunların çözümü demokratik açılım bu sorunların çözümünün adıdfunamaz ve o kurumun içinde yaşaır, başka hiçbir şey değil. Bu sorunları yıllarca görmemişiz
veya yok farz etmiş. Ama yok farz etmekle sorunlar çözülmüyor. Üstünü örtmekle sorun kangren oluyor. Çözümler gecikiyor ve bu gecikmeler çok büyük yaralar açıyor. Bazıları bunları provoke ediyor ve vatandaşlar arasında kutuplaşmalar oluyor. Halbuki Türkiye ne kadar güzel bir ülke. Demokratik açılımla bunu diyoruz. Gelin sorunları çözelim kardeşliğimizi tazeleyelim fitne sokanlara engel olalım. Herkes kendi inancı ve geleneğiyle özgürce yaşasın, özgürlükler kısıtlanmasın. Demokratik açılımla biz bunu ifade
ediyoruz.
Demokratik açılım bir bölgeye ait değil. Alevi açılımları yapıyoruz o konularda derinlerde ne varsa onları çıkarmaya çalışıyoruz. Bütün sorunlarımızı bunun içinde. Bir terör yaşıyoruz. 30 yıla varıyor. Dikkatinizi çekiyorum bir ülke düşünün 30 yıldır terör yaşıyor. 30 yıl. 40 bin insan ölmüş terörden dolayı şehitlerimiz geliyor. Peki bu devam mı etsin? Birisi niye dememiş bunun derinine bir bakalım ne var bunda. Bir ülke böyle olamaz ve biz bunu çözelim artık derinlemesine analiz edelim bunu bitirelim.
Çocuklarımızı askere rahat gönderelim. Askere gönderdikten sonra kara kara düşünmeyelim. Huzur içinde yaşayalım. Başbakanımız bir farkı, kronikleşmiş nerede bir sorun varsa biz o soruna el atıyoruz. Tabi bunlar cesaret istiyor bunlar dirayet istiyor. Bunlar çalışma istiyor, bunlar risk almayı gerektiriyor bunlar güçlü liderlik istiyor herkesin yapacağı şey değil. Başbakanımız ülkenin başındaki bu konuyu ben çözeceğim diyor. Bizim siyasete bakışımız bu. Şimdi negatif hiçbir ifadeyi, eleştirel bakışı
Türkiye buluşmasında kullanmak istemiyoruz biz negatif siyaset yapmak istemiyoruz. Muhalefet eleştirileriyle vakit kaybetmek de istemiyoruz. Bu milli büyük bir proje terörsüz korkusuz bir Türkiye daha demokratik bir Türkiye. O yüzden sendikaları, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler siyasi partiler herkesi ziyaret ettim. İki parti biz bu konuyu sizinle görüşmek istemiyoruz dediler. Daha sonra ülkenin başbakanı, başbakanımız iki siyasi partiye ben Türkiye’nin en önemli bir sorunu üzerinde konuşuyorum
diye randevu istiyor birisi hiç randevu vermiyor. Birisi de kameralar önünde görüşürüm diyor. Şimdi tabi bunlar çok hayret edilecek şeyler. Siyasi partiler bu büyük sorunları çözmek için bir araya gelmeyecek de ne zaman bir araya gelecek. Muhalefet sadece iktidarın açığını arayarak onları nerede yalan yanlış bilgiler götürürüm diye kullanacak mı? Bir başbakanla ülkenin terör sorununu görüşmeyen bir muhalefet ne zaman görülmüş. Gerçek büyük bir Türkiye için bütün bunları çözmekte kararlıyız. Siyasi partiler
sorun çömek için vardır tıkamak için değil.

Çok üzüldüğümüz demokratik açılımla ilgili yalan yanlış şeyler anlatıldı. Bunu anlatanların üslubu kin, nefret, intikam duygusu. Biz Ak Parti olarak kendimizi şöyle görüyoruz Türkiye’nin bütünlüğünü kardeşliğinin teminatı biziz. Türkiye’nin her kesiminden oy alan, temsil eden bir partiyiz. Türkiye’de kardeşliği sağlarsak biz sağlarız ve inanın bu sorunları başta terör olmak üzere ak parti çözemezse başkaları bunu katiyen çözemezler başkaları aksine maalesef üzülerek söylüyorum, çözülmesin isteyenler var.
Çünkü terör bir sektör olmuş. Kimi ticareten kimi siyaseten kullanıyor. 30 yıl üzerinden geçmiş ve terörden nemalananlar var. Ama biz yola çıkarken bunları biliyorduk. Birileri provoke eder, bu zor bir konudur bunu biliyorduk ve buna göre de tedbirliyiz. Kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz, bu konuda bizde bir tereddüt yok.
Demokratik açılımın hiçbir noktası üniter yapımızı resmi dilimiz açtırmaz, açamaz şanlı bayrağımızı büyük marşımızı tartışmaya açamaz. Bu çalışmalar birliğimiz bütünlüğümüz kardeşliğimiz güçlensin diye yapıyoruz. Arada fitne sokanların fitnelerini önleyelim diye yapıyoruz. Hiç kimse dini dili ırkı ne olursa olsun kendini ikinci sınıf hissetmesin. Ancak o zaman devlete güvenliği ve bağlığı artar: Hiç kimse ayrıcalıklı olmasın diye çalışıyoruz. Devlet bu güveni sağlamak için vardır. Korkular ve tabularla
bu çalışmaları engelleyemezler. O konuda hepimize sorumluluk düşüyor ve biz bütün sosyal sorunların çözümünde yöntem olarak daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük daha fazla insan hakkı. Çünkü dünyanın her tarafında ne kadar özgürleşme varsa o kadar rahatlama oluyor. Ne kadar baskı varsa ne kadar korkutma varsa o kadar da içe kapalılık, kapalı kapılarda ardında başka planlar ve problemler oluyor. Bizim çözümümüz daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi.
Terörün ve şiddetin tasfiyesi yönünde yurt içinde ve yurt dışında önemli çalışmalarımız devam ediyor. Onun dışında içeride demokratikleşme çalışmalarımız devam ediyor. Bütün vatandaşlarımızla ilgili sorunları çözmek için gayret ediyoruz. Korkulardan kurtulunsun herkes her şeyi rahatça konuşabilsin istiyoruz ve bundan beslenenlerden beslenemez olsun istiyoruz. İnsan devlet içindir değil, devlet insan içindir anlayışını yerleştirmek istiyoruz. Terörsüz fitnesiz bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz. Güçlü bir
Türkiye olarak dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olmaya devam edeceğiz.
Ekonomik kriz Türkiye’yi vurmadı. Türkiye daha iyi yönetiliyor. Yani sırf AK Parti adına AK Partili olarak değil, baktığınızda uluslararası kuruluşlar bunları söylüyor. Bize düşen aramızdaki ihtilafları azaltmak, kuru, geçersiz siyasi tartışmaları bırakmak birlik ve beraberlik içerisinde güçlü adımlar atmak, bize düşen bu. Biz hükümet olarak elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. İçerideki sorunlarımızı da çözerek bunlardan da kurtularak daha güçlü bir ülke olacağız ve biz de AK Parti olarak bu döneme
demokratikleşme yönünde hizmet etmiş olarak mutluluk duyacağız.”

01 Mart 2010
85 kez görüntülendi