Milletin Makus Tarihi Değişecek

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 28 Şubat sürecinin yaşanmasının tek sebebinin sistemin yarattığı arızalar olduğunu söyledi. Çorum Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi tarafından 28 Şubat post-modern darbesinin 20. yıldönümü nedeniyle açılan fotoğraf sergisinde konuşan Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 20 yıl önce yaşananları anlatmanın faydaları olduğunu belirterek, “Ama akıl sahibi varlıklar için asıl olan yaşadıklarından ibret alıp tekrar benzer hadislerin yaşanmasının önüne geçilmesini sağlamasıdır. O günlerde kendinde yetkiyi bulanlar kendinde o hakkı bulanlar, kendilerine hukuki bir meşruiyetin olduğu savunanlar acaba onu nereden almışlardı nereye dayanıyorlardı? Haklı yada haksız nereye dayanıyorlardı oraya bakmamız lazım. Orada ki sorunları giderici adımları atmamız lazım” dedi.

‘CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞATACAĞIZ’

Türkiye’nin 1923’te yeni bir rejime geçtiğini ve vatandaşların Cumhuriyet’i hep beraber kurduklarını dile getiren Başkan Külcü, “Cumhuriyeti ilelebet yaşatacağız. Ama o Cumhuriyet’in hiçbir zaman millete dayanan bir Cumhuriyet olmasını heryerde ve her zaman sadece milletin dediğinin olacağı bir Cumhuriyet olmasına hiçbir zaman müsaade etmediler. Demokratik bir Cumhuriyet haline gelmemize fırsat vermediler. Her zaman bürokratik bir Cumhuriyet oldu. Her zaman “seçkinlerin güçlülerin Cumhuriyeti olarak kalsın” diye bütün imkanlarını seferber ettiler. Ve bunu Anayasa’ya derç ettiler. Anayasa’ya “egemenlik milletindir” yazdılar ama “millet bunu yetkili kurullar aracılığı ile kullanırlar” dediler. Devletin ne kadar üst düzey kurumu varsa milli egemenlik onların eliyle yönetilmiş. Bu kurumlar birer birer sokaklara döküldüler. Cüppelerini giydiler Anıtkabir’e gittiler. Hakimler savcılar gittiler Genel Kurmayda brifing aldılar. Rektörler yürüdü, Baro Başkanları yürüdü, hepsi yürüdü. Ne için yürüdüler? Mecliste ki ahengi bozmak için yürüdüler. Hükümeti yıkmak için yürüdüler. Ve başardılar da. Muhterem hocam Başbakanlıktan istifa etti. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 277 milletvekilinin imzasıyla Başbakanlığa teklif ettiği Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’î değil de DYP’den istifa etmiş Yalım Erez’i Başbakan olarak görevlendirdi. Ve Türkiye’nin çökmeye başladığı gün o gün oldu. Ekonomi altüst oldu. Demokrasi insan hakları hak getire. Herşey yerle yeksan oldu” şeklinde kaydetti.

‘DARBELERİN SEBEBİ BU SİSTEMDİR’

Bütün darbelerin sebebinin bu sistem olduğunu vurgulayan Başkan Külcü, “Bu hükümet sistemini değiştirmek lazım. Doğrudan millete dayanan yetkiyi doğrudan milletten alan güvenoyunu sandıkta milletten alan bir sistemin, hükümet modelinin gelmesi gerekiyor. Eğer o gün devletin başında sandıktan çıkmış tek bir idareci olsaydı bir Cumhurbaşkanı olsaydı ve onun kurduğu bir hükümet olsaydı kimse o 28 Şubat sürecinde yaşananları bu ülkeye yaşatamazdı. Çocuklarımızın umutlarını yok ettiler. Evlatlarımızın geleceklerini çaldılar. İnancından dolayı değil, sadece herhangi bir sebepten dolayı sakal bırakmış insanların bile birçok kamu binasına girmesine mani oldular. Zaten doktor olmazdılar, ama doktora tedavi olmaya giden başörtülü kardeşimizi dahi o kapıdan içeriye sokmadılar. Okulların temizlik görevlisi başörtülü öğretmenleri bahçe kapısından içeriye almadı. Evet Türkiye bugünleri yaşadı. Bugünleri yaşamasının tek sebebi de sistemin yaratmış olduğu arızalardır. Onun için 16 Nisan bu milletin makus tarihinin değişeceği gündür. Ben buna yürekten inanıyorum. Ve gezdiğimiz dolaştığımız konuştuğumuz yerlerde insanımızın bu konuda bilinçli olduğunu hamdolsun büyük bir memnuniyetle görüyoruz. ‘Hayır’ kampanyası yürütenler yalan söylüyorlar, iftira atıyorlar. Ve göreceksiniz 16 Nisan akşamı da o yalanlarıyla iftiralarıyla baş başa kalacaklar” dedi.

‘İSTİKLAL, İSTİKRAR VE İSTİKBAL İÇİN ‘EVET’ DİYORUZ’

“Tek adam seçilecek” eleştirilerine de cevap veren Başkan Külcü, “Tek adam seçilmiyor. CHP Şili’den bir reklamcı getirdi. Orada ki seçimde diktatöre karşı kampanya yürüten adam soruyor; “Tayyip Erdoğan ilk defa nasıl göreve geldi? ‘Seçimle. Sonra, yine seçimle sonra, yine seçimle. Kaç kez seçim yaptılar? 11 kez seçim yaptılar hepsini kazandılar. O zaman benim burada yapacak birşeyim yok. Siz gidin millete kendinizi anlatın. Şu hayırcıların üç-dört gündür beni dahi ikna edecek bir tane dahi gerekçeleri yok” diyor. Biz istiklal, istikrar ve istikbal için ‘evet’ diyoruz. Ahmet’in Mehmet’in şahsı önemli değildir bizim için. Bunu en güçlü şekilde en gür sada ile kim söylüyor. Cumhurbaşkanımız söylüyor. Diyor ki “Bizim davamız fani şahsiyetlerin davası değildir. Bizim davamız baki hakikatler davasıdır. Hepimiz göçüp gideceğiz. 16 Nisan’ı görmeye Recep Tayyip Erdoğan’ın garantisi var mı?” Bu Cumhurbaşkanımızın ifadesidir. “Biz kendimiz için değil milletimiz için böyle bir yola çıktık bunun mücadelesini veriyoruz” Diyor ve bizde buna yürekten inanıyoruz. Allah milletimize ne 28 Şubatlar gibi günler yaşatsın, ne 12 Eylüller gibi günler yaşatsın ne de 27 Mayıslar gibi günler yaşatsın. Böyle karanlık günlerin sona erdirildiği bir Türkiye’de yaşadığımıza inanıyorum. Ama bunu bir liderin güçlü varlığı ile değil kurumsallaşmış bir sistemin Anayasal zemine kavuşmuş bir sistemin varlığıyla da gelecek nesillere ancak taşıyabiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.

02 Mart 2017
128 kez görüntülendi