Başkan Külcü; ”Çorum, kültür ve sanatla kalkınacak”

Belediyemizin, kültür ve sanat alanındaki faaliyetleri Belediye Başkanı Muzaffer Külcü tarafından düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.

Belediye Sanat Müzesi ve Galerisi`nde gerçekleşen toplantıya Başkan Muzaffer Külcü, Başkan Yardımcıları Zeki Gül, Turhan Candan, Alper Zahir ve Ahmet Yabacıoğlu, Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mustafa Ercan, Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü Erol Kavuncu, Çorum İnsani Değerler Platformu Sözcüsü Zeki Kambur, Çorum Muhtarlar Derneği Başkanı ve Buharaevler Mahallesi Muhtarı Abdulkadir Erdoğan, Muhsini Tavır Derneği Başkanı Fatih Yücel ile basın mensupları katıldı.

Çorum Belediyesi Sanat Danışmanı Nilgün Ayşecik Çevik, Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Şahiste Uçar, Engelliler Meclisi Başkanı Dr. Neslihan Hüsülüoğulları, Eğitimci-Yazarlar Abdulkadir Ozulu, Ethem Erkoç, Mehmet Tatlısu, Atilla Laçin ve Bahri Güven`in de hazır bulunduğu toplantıda kültür ve sanat alanında hayata geçirilen projeler anlatıldı.

Kültür ve sanata dev bütçe

Toplantının açış konuşmasını yapan Muzaffer Külcü, belediyecilik hizmetlerinde fiziki yatırımlar kadar kültür ve sanat alanında yapılan çalışmaların da önem taşıdığına işaret etti.

Görevde bulunduğu son 8 yılda Çorum Belediyesi`nin kültür ve sanat alanındaki faaliyetlere toplamda 47 milyon TL`lik kaynak kullanıldığını anlatan Külcü, gerçekleştirdikleri çalışmaların meyvelerini almaya başladıklarını söyledi.

`Hedefimiz, kültür üreten bir şehir olmak`

Belediye olarak kültür ve sanat alanında Çorum`da lokomotif görevi üstlendiklerini vurgulayan Külcü, “Milletin hizmetkarıyız”; diyerek çalışmalarında insan ve şehir odaklı yatırımlara imza attıklarını kaydetti.

“Şehirleri, yatağında akan bir nehir gibi tek başına bırakamayız”; diyen Külcü, kentlerin vizyonu, hedefleri olması gerektiğini belirterek Çorum Belediyesi`nin `Kültür üreten şehir` ideali doğrultusunda gayretle çalıştığını ifade etti.

Katılımcı belediyecilik anlayışı ile halkın talep ve beklentilerini de bu hususta dikkate aldıklarını dile getiren Başkan Külcü, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için titiz bir şekilde çalışmaya devam ettiklerini anlattı.

Başlıklar halinde gerçekleştirdiği sunumunda yapılan faaliyetlere ilişkin detaylı bilgiler veren Başkan Külcü, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Aralık ayında Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüzün faaliyetlerini, Ocak ayında ise Temizlik Hizmetleri Müdürlüğümüzün hizmetlerini kamuoyu ile paylaşmıştık.

Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, bu çalışmamız bir yandan yaptığımız işleri, derli toplu bir kez daha hemşehrilerimize hatırlatma fırsatı oluştururken bir yandan da hafızalarımızı tazeleme imkanı sunuyor.

Şubat ayı boyunca da inşallah, Kültür İşleri Müdürlüğümüz`ün hizmetlerini, çalışmalarını detaylarıyla konuşacağız.

Sempozyumlardan panellere, konferanstan konserlere, okumadan yazmaya, mitingden tatil programlarına, Sanat Galerisi`nden Şehitler Müzesi`ne, fuarlardan gezilere kadar geniş bir yelpazeyi, değişik mecralarda hemşehrilerimize anlatacağız, hatırlatacağız ve konuşacağız.

`Belediyecilik iki sütun üzerine inşaa edilmiş bir yapı`

Hizmet süremiz içinde kültürden, sanattan, spordan ya da bunlara benzer başka bir konudan, bahis açıldığında hep söylediğimiz bir şey var: Belediyecilik; iki sütun üzerine inşa edilmiş bir yapı gibidir. Bunlardan birincisi fiziki yatırımlardan olan yollar, parklar, binalar, barajlar; kincisi ise kültür-sanat, müzik, mimari gibi medeniyet inşa eden değerlerdir. Bunlar hizmet yönünden birbirini tamamlayan, mütemmim cüz gibidir.

Bu değerlerdeki gücünüz, özgünlüğünüz, marifetiniz ne kadar güçlü, ne kadar etkileyici ise o denli güçlü bir gelecek tasavvurunuz, o denli güçlü bir medeniyet inşanız söz konusu olabilir. Buradaki bir ihmal, bir zafiyet sizi; güçsüz, özgün olmayan bir şehir, bir ülke, bir millet olarak kalmaya mahkum eder.

Bu gerçeği biliyoruz ve bu handikapla karşılaşmamak, şehrimiz adına böyle korkulu bir rüya görmemek için de doğru adımlar atmayı, doğru işler yapmayı ve bu yanımızı canlı tutmayı tercih ediyor, bunun için de özel çaba gösteriyoruz.

Mademki Belediyeciliğin iki ayaklı bir hizmet ağı olduğuna inanıyoruz, o zaman onun gereği ne ise o yapılmalıdır diye düşündük hep.

Ne fiziki yatırımlar kültür – sanat faaliyetleri yerine, ne de entelektüel çalışmalar yani kültürel, sanatsal etkinlikler fiziki yatırımlar yerine tercih edilebilir. İkisi de önemlidir, ikisi de gereklidir, ikisi de değerlidir. Öyleyse ikisi de birbiriyle paralel götürülmelidir.

Eğer ikisinden birisi öncelenecekse, -çoğunlukla bu söyleyeceğimin tersi olmakla birlikte- kültürel ve sanatsal faaliyetler öncelenmelidir. Çünkü bu alan zamanla yarışan bir alandır ve kaybedilmiş zamana asla tahammülü yoktur.

Kültürel ve sanatsal alan bir organizma gibidir yani canlı bir varlık gibidir. Akşamdan sabaha geliştirilecek bir alan değildir. Sabırla, gayretle, sebatla, fedakarlıkla uzun zaman içinde değişimini, gelişimini, olgunlaşmasını fark edebileceğimiz bir alandır.

3-5 ayda, bütün ülkenin tanıdığı bir ressam olunmaz. 1-2 yılda, iyi bir ses sanatçısı olunmaz. 3-5 makale yazmakla da yazar da, entelektüel de olunmaz.

Gönül dünyamızın mimarlarından Mevlana’nın `Hamdım, piştim, yandım` sözüyle işaret ettiği hakikat de tam olarak bunu ifade etmektedir. Ham olduğunu bilmeyen pişemez, pişmeden de yanılmaz. Bu bir süreçtir, sabırdır, gayrettir ve aşktır.

`Şehirlerin hedefleri olmalı`

Aslında şehirler de böyledir. Bugün de böyle, tarihsel süreç içinde de böyleydi. Kadim zamanlardan beri, hafızalara derin izler bırakmış şehirler; kültür-sanat, ilim-irfan, mektep-medrese meselelerinde, uzun süre emek vermiş ve mesafe alabilmiş şehirlerdir. Tarihi değerlerini koruyabilmiş ve kendine özgü bir kimlik oluşturabilmiş şehirlerdir. Ve tabi bunu güçlendiren, buralardan neşet etmiş ilim insanları, kültür-sanat insanları, müzik, moda insanlarıdır. Özel şehirler böyle doğmuştur. Medine, Bağdat, Semerkant, Kahire, Şam, İstanbul, Paris, Roma, Floransa böyle şehirlerdir.

Bu konunun önemli başlıklarından birisi de insan ve mekan ilişkisidir. Kadim zamanlardan beri insan ve mekan ilişkisi hep bir bütünlük içinde tartışılmıştır. Çünkü toplumda oluşan birikim şehri, yani mekanı, şekillendirirken, öbür yandan şehirde oluşan hafıza da insanı yani toplumu şekillendirir, tezi kabul görmüştür. Muhakkak ki tersi değerlendirme de doğrudur. Şöyle ki; kaba, vandal bir toplum da estetikten yoksun bir şehir ortaya çıkarır. Yani karşılıklı olarak şehir ve insan, olumlu ya da olumsuz anlamda birbirini etkilemektedir.

Bu bağlamda şehrin gelecek vizyonunu belirleyen şey ise, şehrin kültürel dokusu ve hafızasıdır. Şehirde pozitif bir değişim, gelişim varsa; `büyüyen bir vizyondan` bahsedebiliriz. Eğer böyle değilse; daralan, küçülen bir vizyon (daha doğrusu vizyonsuz bir şehir) ortaya çıkar. Öyleyse; şehirleri yatağında akan bir nehir gibi kendi haline bırakamayız. Şehirlerimizin hedefleri olmalıdır. O hedefe nasıl varılacağına ilişkin bir yol haritası belirlenmeli ve ona uygun davranılmalıdır. Bu hedeflerin ve yol haritasının belirlenmesinde misyon yüklenecek ana kurumlardan birisi şüphesiz, belediyedir. Zira, Belediye hayatın 24 saatine nüfuz eden ve etmesi gereken bir kurumdur. Biz de bunun farkında olan bir belediyeyiz.

Hamdolsun; 8 yıllık görev süremiz içinde, iş yapma biçimimize ve yaptığımız işlere bakınca bunu rahatlıkla görmek, görebilmek mümkün.

Cumhurbaşkanımız, belediyeciliği 5 başlıkta ele almıştır. Bunlar katılımcı, sosyal, çevre dostu, hizmet ve yatırım ile kültürel belediyecilik olarak tanımlanıyor.

Geride bıraktığımız 8 yılda bu alana ilişkin sorumluluğumuzun farkında olarak, bunun gereğini yapmaya çalıştık. Bu alanda yapılacak çalışmalarımızı asla ötelemedik, ihmalkar davranmadık. Popülist işlere yönelip, gözle görülür işlere yönelip kalmadık. Bu işlerin siyaset pratiğinde bir faydası olmaz; ‘seçimlere faydası olacak işlere bakalım’ gibi bir aymazlığın, gafletin içine düşmedik. ‘Bunlar unutulur gider’ diyen bir sığ anlayışı hiçbir zaman benimsemedik. Hatta zaman zaman konuşmalarımızda; `fiziki yatırımları bir süre erteleyebilirsiniz. Çünkü ileri bir zamanda daha çok bütçe ayırarak, daha çok çalışarak o zamanı telafi edebilirsiniz. Böylece bir zaman kaybından kurtulabilirsiniz` dedik. Halbuki kültürel ve sanatsal alanda işler hiç de böyle hızlandırılamaz. Bu alan az önce söyledim, bir organizma gibidir, bir çocuğun büyümesi gibidir. Yavaş yavaş, olgunlaşa olgunlaşa, kıvamını bularak uzun zamanda kendini hissettirebilir, bir değişim ancak böyle ortaya çıkabilir. Çorum Belediyesi olarak biz, bu gerçeği bilerek iş yaptık. Ve 2009’da verdiğimiz değişim sözü, bilinçli çalışmalarla kültür ve sanat alanında da kendini bariz şekilde hissettirdi. Hem de değişimin en belirgin şekilde hissedildiği alanlardan biri oldu. Şüphesiz zaman içinde, yaptığımız hizmetlerin etkileri, sonuçları kendini daha çok fark ettirecektir.

Yaptığımız çalışmaları konuşurken ve onların sayılarını söylerken, nasıl yoğun bir temponun içinde olduğumuzu hep birlikte göreceğiz.

`İnsana ve şehrin geleceğine yatırım yaptık`

İnsana ve şehrin geleceğine yatırım yaptık. Sahip olduğumuz heyecan zaman içerisinde öyle büyüdü ki 2009’da rutin işler yapan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz, 3-4 yıl içinde yüklendiği yeni sorumluluklarla devasa bir müdürlük haline geldi.

Hizmetlerin daha hızlı yapılması, etkin sonuç alınması ve hizmet kalitesinin sürdürülebilir olması için müdürlüğümüzü bölerek, içinden 3 yeni müdürlük çıkardık. Bunlar Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, Spor İşleri Müdürlüğü ve Tesisler Müdürlüğü. Şimdi her biri kendi hizmet konularında çok önemli işler yapıyorlar.

Kültür İşleri Müdürlüğümüz ise bu dönüşümden sonra tümüyle kültürel etkinliklere yönelen ve salt bu alanda çalışma yürüten bir müdürlük haline geldi. Kültür İşleri Müdürlüğümüzün çalışmalarını, ilgi alanının genişliği dolayısıyla bir sayı ile tahdit etmek mümkün değil. Ancak ana başlık olarak bir belirleme, bir sınırlama yapacak olursak, 16 ana başlıktan bahsedebiliriz. Muhakkak ki burada konuşacağımız hususların dışında da yapılan sayısız iş var ve bundan sonra da yapacağımız yeni çalışma ve projelerle bu sayı artmaya devam edecek.

Yaptığımız her işimizde, her projemizde, her adımımızda medeniyet ve tarihi değerlerimize sahip çıkıyoruz. Biz nev-zuhur bir millet değiliz. Sahip olduğumuz binlerce yıllık bir birikim var. Bu birikimden istifade etmek gerekir. 17 devlet kurmuş bir ecdadın torunlarıyız. Ayrıca yaşadığımız topraklarda bizden önce kurulmuş devletler ve buralardan bize intikal etmiş, bir miras var. Bunların hepsinden istifade etmemiz gerekir. Bu birikimin heba edilmemesi gerekiyor.

Yine böyle bir başlığın içine; tarihsel süreç içinde Çorum ya da vatan toprağının bir köşesinde millet için yararlılık göstermiş, akıllarda ve gönüllerde iz bırakmış bir kişinin hayatının kitaplaştırılmasından, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin örnekleriyle bina inşa etmeyi ya da geleneksel oyun veya yemeğimizin yaşatılması gibi çok geniş örnekleri koyabiliriz. Bu sahiplenmenin aynı zamanda bir köprü vazifesi gördüğünü ve kuşaklar arasında bağ oluşturduğuna inandığımızı da özellikle ifade etmek istiyorum. Şehirdeki birikimin ancak böyle korunacağına inanıyoruz. Bu başlığı, işlerimizi yaparken taşıdığımız hassasiyetin ifadesi olarak da düşünmek mümkün.

`Kent arşivi, şehrin hafızası`

Çorum’un yazılı hafızasını oluşturuyoruz. 2005 yılında kurulan Kent Arşivi’ne Turgut Özal İş Merkezi’nde, küçük bir oda tahsis edilmişti. Kent Arşivi’mizi 2013 yılında yeni yerine taşıdık. Konferans Salonu önünde, herkesin görebileceği bir noktaya çıkardık.

Kent arşivimizde, şehirle ilgili tüm bilgi ve belgelerin mümkünse orijinallerini, olmadığı takdirde ise dijital kopyalarını topluyor, bunları tasnif ediyor, basımını yapıyor ve kamunun istifadesine sunuyoruz. Kent Arşivimizin topladığı belgeler arasında; yazılı belgeler, kitaplar, dergiler ve gazeteler var. Bunların yanında Çorum’a ait; tarihi belge niteliği taşıyan fotoğraf, film gibi görsel belgeleri de topluyor, şehrin kültürel hafızasına kazandırıyoruz.

Toplanan materyallerin, bilgilerin, belgelerin çevirisi, yayımı da yine kent arşivimiz aracılığıyla yapılıyor. Topladığımız belgeleri gelecek kuşaklara “ulaştırabilir” hale getirerek Çorum’un yazılı hafızasını oluşturuyoruz.

Ayrıca; gerek il dışında, gerekse ilimizde Çorum’la ilgili kim ne yazdıysa bütün bunları, hangi kitap çıktıysa o kitabı, Kent Arşivi bünyesinde bulunan kütüphanemize de kazandırıyoruz. Bütün bu çalışmalarla birlikte Çorum Belediyesi Kültür Yayınları 102 eserden oluşan bir zenginliğe ulaştı. 2009 yılına kadar 35 kitabın basımı yapılmışken, 2009’dan sonra 67 eserin basımı, yayımı ve dağıtımı yapıldı. 102 çeşit kitap, dergi ve benzeri çalışmadan oluşan eserlerin toplam baskı adedi 255 bin 300’dür. Bunun 30 bin tanesini, Türkiye’nin kütüphanelerine, üniversitelerine gönderdik. Bizden basımını yaptığımız bir kitabı, dergiyi isteyenin adresine kargo ile bunu gösteriyoruz.

`İlmi eserler okurlarıyla buluştu`

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğümüzde İstanbul ve Ankara’da 2 yıllık bir çalışmayla şehrimizle ilgili bütün bilgi ve belgelerin tespiti yapıldı. Daha sonra bu belgelerin tek tek görüntüleri alındı, fotoğraflandı.

32 bin sayfa Osmanlı döneminden, 9 bin sayfa da Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından kalan toplam 41 bin sayfa belgeyi Çorum’a kazandırdık. Bu yıl içerisinde belgelerin kataloğunun basımını yapacağız.Akademik araştırma yapan, Çorum’un tarihini merak eden herkes bu katalog sayesinde, belge numarasıyla birlikte, Kent Arşivimizden aradığı ve istediği belgeye ulaşabilecek.

`Emek verenlere müteşekkiriz`

1839 ve sonraki dönemlere ait, en önemli belgeler olan Şer’iyye Sicillerinin kataloglarının basımını yaptık. 1926 – 1930 yılları arasında Osmanlıca 9 defterden oluşan Evlendirme Sicilleri günümüz Türkçesine çevrildi. Basımı yapıldı. Bu tarihlerde yapılan 450 nikah akdinin belgesi bir eserde toplandı.

Öte yandan Eğitimci Yazarlarımızdan Ethem Erkoç ve Abdulkadir Ozulu`nun çalışmaları başta olmak üzere Çorum`a dair ilmi araştırmaları kitaplaştırdık.

Ulumezarlık’ta ve Hıdırlık’ta Osmanlı döneminden kalma bütün mezar taşlarının Transkripsiyonu yapılarak fotoğraflandı. Kent Arşivi Yöneticimiz İrfan Yiğit, bu önemli belgeleri kitap haline getirdi.

Eserlerle ilgili önemli bir hazırlığımız daha var. Şimdi de Çorum’daki bütün tarihi yapıların `kitabelerinin` basımını bu yıl içerisinde yapacağız. Bu eserimizin de günümüz Türkçesine çevirisi tamamlandı. Baskıya hazırlıyoruz.

Çorum’un eski fotoğraflarını toplayıp yayınlıyoruz. Bu topladığımız fotoğraflardan, 4 tane albüm hazırladık. Milli Mücadele Döneminde Çorum ve Çevresi, 1897 den 1979 a Çorum Geçmiş Zaman Halleri, Çorum Yöresi Sözlü Kültürü, Alkışlar, Kargışlar ve Ninniler, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Çorum Yöresi, Çorumlu Şehitler ve Şehitlik Albümü, Eşref Ertekin Günlüklerinden Bir Zamanlar Çorum, Çorum Nüfus Defterleri gibi edebi, ilmî ve tarihi eserlerin basımı, dağıtımı yapıldı.

Çorum’un sosyal, kültürel, ekonomik, dini hayatına yön veren, bu alanlarda eser sahibi insanlarımızın çalışmalarına da her türlü desteği veriyoruz. Ben özellikle emek veren hocalarımıza, arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Türkiye’ye örnek çalışma

Çorum’un görsel hafızasını oluşturduk 2009 yılında, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. `Ressamlar Buluşması` adıyla dünyanın ve Türkiye’nin ünlü ressamlarını hemşehrilerimizle buluşturduk. ‘Ressamlar Buluşması’na; Rusya, Kıbrıs, Filipinler, Fransa, İtalya, Gürcistan, Japonya, Azerbaycan 8 ayrı ülkeden ressamlar gelerek, şehrimizin güzelliklerini tuvale aktardılar.

Düzenlediğimiz 5 ayrı `Ressamlar Buluşması` neticesinde; 81 ressam, toplam 179 eserle şehrimizi resme, aktardı. Çorum sonraki nesillere aktarabileceği güzel bir arşiv ve sanat eserleri kazandı.

25 Ekim 2015 tarihinde `Sanat Galerisi ve Resim Müzesini` hizmete açtık. Burada bugüne kadar 40’ın üzerinde sergi açıldı. Şehrimizin tarihi ile ilgili, Türkiye tarihi ile ilgili, İslam tarihimizle ilgili birçok fotoğraf sergisine, resim sergisine ev sahipliği yaptı.

Türkiye’nin isim yapmış ressamları, yerel sanatçılarımız, STK’larımız, resmi kurumlarımız yapmış oldukları etkinlikleri sergileyebileceği bir Sanat Galerisi ve Resim Müzesi`ne kavuştu.

Eski halini bir hatırlayın… İzbe, karanlık bir yerden böyle bir yere kavuştuk. Türkiye’nin en modern Sanat Galerisi ve Resim Müzeleri`nden birine sahibiz.

`EĞİTİM YATIRIMLARI İFTİHARIMIZ`

Eğitime büyük kaynak ayırıyoruz. Çorum Belediyesi Prof. Dr. Hayrettin Karaman İmam Hatip Lisesi Külliyesi`ni Çorum’a kazandırdık. Her yönüyle Türkiye’ye örnek bir eseri hayata geçirdik.

Külliye içinde selatin camii tarzında, 4 minareli, 2 bin 500 kişilik muhteşem bir cami inşa ettik. Camimizin inşaatı bitti. Kalem ve süsleme işleri kaldı. Onları da tamamlayıp Mart ayında camimizi ibadete açacağız. Yine Külliye içerisinde 300 kişilik öğrenci pansiyonumuz, spor salonumuz var. Çorum Belediyesi Prof. Dr. Hayrettin Karaman İmam Hatip Lisesi Külliyesi bu şehrin evlatlarının ve hatta bu ülkenin evlatlarının hizmetinde. Buraya 50 milyon TL gibi devasa bir bütçe ayırdık. Tüm okullarımızın tamir, tadilat, yol, peyzaj başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın en iyi şartlarda eğitim ve öğrenim görebilmeleri için gerek çevre düzeni gerekse binaların iyileştirilmesine dair çalışmalarımızı belediye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu konuda elimizden gelen gayreti her zaman gösterdik. Çorum Belediyesi olarak eğitime verdiğimiz desteği eğitim ve öğretim alanlarına, okullarımıza da veriyoruz. Okul bahçelerinde çocuklarımızın oyun alanlarının düzenlenmesi, okul bahçelerine asfalt serimi, okullarımızın çevre düzenlemesi gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz.

35 Okula ‘Z’ Kütüphane

Eğitim ve kültür faaliyetlerimiz arasında çok önemsediğimiz bir çalışmamız daha var. Toplam 35 okulumuza `Zenginleştirilmiş (Z) Kütüphane` yaptırıyoruz.

Şimdiye kadar 12 ilkokulumuzda bu çalışmamızı tamamladık. 6 ortaokulumuzda ise çalışmalar bitmek üzere. 16 liseye daha `Z Kütüphane` yapacağız. 1 okulumuza da dil laboratuvarı kuruyoruz. 28 Kasım 2016 tarihinde bu projemize başladık. Mart ayı içerisinde `Z Kütüphaneler` ile ilgili çalışmamızı tamamlamış olacağız. Türkiye’de toplam 674 adet Z Kütüphane var. Yani Yurt çapındaki her 20 Z Kütüphane`den birini Çorum Belediyesi olarak biz yapmış olacağız. Üstelik anahtar teslim olarak okullarımızın ve öğrencilerimizin hizmetine sunuyoruz. Z Kütüphanelerin, şimdiden öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve okullarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kütüphanelerimize kitapların da yerleştirilmesi ile de yavrularımız, buraları dolduracaklar, şenlendirecekler.

`İslam’ı kaynağından öğrenecekler`

Yine eğitime yatırımlar bağlamında değerlendirdiğimiz Kur’an Kurslarımız var. Müslüman bir toplumun inancını doğru kaynaktan öğrenebilmesi için şimdiye kadar 10 tane Kur’an Kursu yaptırdık. Bu dönem içerisinde 6-7 noktada daha mahalle Kur’an Kursu yapacağız. Böylece her mahallemize Kur’an Kursu sözümüzü gerçekleştirmiş olacağız.

Gülabibey ve Çepni Mahallelerimizde ise 150’şer kişilik kız ve erkek yatılı hafızlık Kur’an Kursu inşa ediyoruz. İnşallah bu sene bitecek. Buralarda da hafızlık geleneğini devam ettireceğiz.

Mahalle Kur’an Kurslarımızın zemin katlarını ise 4-6 yaş grubu çocukların dini eğitimi için kullanıyoruz. Bu hizmetimizi de 15 mahallemizde yaygınlaştıracağız. Buralar bir yönüyle kreş görevi görüyor.

Kur’an Kursları ile ilgili projemizi Müftülüğümüzle birlikte yürütüyoruz. Biz binayı yapıyoruz. Onlar ders hizmetlerini yapıyorlar.

`Gençleri unutmadık`

Gençliğe yönelik hizmetlerimiz kapsamında kitap okuma grupları oluşturduk. Kent Konseyi ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğimiz ile işbirliği içinde okullarımızda oluşturulan 159 okuma gurubumuz var. Bu gruplarda 1758 öğrencimiz var. Bu öğrencilerimize 7 bin 255 adet kitap temin ettik.

Çok önemsediğimiz bu hizmetle gençlerimize okuma alışkanlığı kazandırmayı hedefliyoruz. Televizyon, bilgisayar, sosyal medya bizi okumayan bir toplum haline getirdi. Güçlü bir gelecekten bahsedebilmemiz için okumayı tekrar bir ihtiyaç olarak kabullenmemiz ve okumamız lazım. Hem de bir kalıba, bir ideolojiye takılmadan okumamız lazım. Bu bir ihtiyaç, önce bunu kabul ettirip, sonra yavaş yavaş okutmaya katkı sağlamaya gayret ediyoruz. 159 grubun başında 159 öğretmen arkadaşımız var. Bunların hepsine teşekkür ediyorum. Bu iş, belki de gelecek adına yaptığımız en büyük yatırım.

7. Kitap fuarı Mayıs’ta

Her yıl saat kulesi yanında kitap fuarımızın açılışını yapıyoruz. 2011 yılından beri her yıl düzenlediğimiz kitap fuarımızı 50 bine yakın insan ziyaret ediyor.

Bugüne kadar 6 kez `Kitap ve Kültür Günleri` adıyla fuar düzenledik. 30′ a yakın yazarımızı, şairimizi bu fuarlarda okurlarıyla buluşturduk. Bu yıl Kitap ve Kültür Günleri’nin 7’ncisini, 2 – 21 Mayıs tarihleri arasında 15 Temmuz Hürriyet Meydanı’nda düzenleyeceğiz.

Öğrencilerimizin kitaba olan ilgisini artıran, kitapla olan ilişkilerini ve dostluğunu güçlendiren her projenin içinde olmaya da ayrıca özel bir gayret gösteriyoruz.

`ÖĞRENCİLERE 103 BİN TATİL KİTABI DAĞITTIK`

Yine kitap dağıtımı ile ilgili bir diğer hizmetimiz tatil kitabı dağıtımı. Her yıl ilkokul öğrencilerimize, yaz tatili başlamadan 13 bin adet civarında tatil kitabı dağıtıyoruz.

İlkokul 2, 3 ve 4 sınıfların tamamına bu kitaplarımız dağıtılıyor. Bugüne kadar 103 bin adet tatil kitabı dağıttık. Ayrıca Gençlik Merkezlerimize devam eden çocuklarımıza verdiğimiz kitaplar buna dahil değil.

`Kültür gezilerine 4 yılda 21 bin kişi katıldı`

Türkiye’miz tarihi olarak da kültür olarak da, coğrafya olarak da çok zengin bir ülke. Bütün şehirlerimizde medeniyetimizin farklı bir güzelliğine, kültürümüzün farklı bir değerine rastlıyoruz. Her şehrimizde, hatta ilçe ve köylerimizde kültür ve medeniyetimizin nişanesi niteliğinde bir eserimiz, bir insanımız var.

Sahip olduğumuz tarihi, kültürel, coğrafi zenginliği ifade eden bu eserleri, bu mekanları görmek, tanımak gerekiyor. Çorum Belediyesi olarak biz de kültürümüzün, medeniyetimizin, gönül dünyamızın zenginliklerini taşıyan şehirlere, tarih ve kültür gezileri düzenliyoruz. Bu Tarihi ve Kültür Gezilerimizin en başında Çanakkale gezileri var. Çanakkale’nin milletimiz için, tarihimiz için çok farklı bir anlamı var. Çanakkale; aziz milletimizin vatanına, inancına, izzetine, bağımsızlığına saldıranların hangi akıbetle karşı karşıya kalacağının tescil edildiği bir yer. Çanakkale milletimizin uyanışının, dirilişinin, vatanı ve milleti söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan şehadete yürüyüşünün destanlaştığı topraklardır. Çanakkale ruhunu, orada verilen mücadeleyi, genç nesillerimize çok iyi anlatmak durumundayız. Bunu gelecek nesillere anlatmamız gerektiğini, 15 Temmuz’da, net bir şekilde bir kez daha gördük.

2011 yılında 52 kişiden oluşan `Kore ve Kıbrıs Gazilerimizi` Çanakkale’ye götürerek “Tarih ve Kültür Gezilerini” başlattık. 2012 yılında; Muharip Gaziler Derneğimizin 64 üyesi Kıbrıs’a gitti. Yine aynı yıl KKSM kursiyerimiz olan 250 kadına yönelik; Boğazkale, Alacahöyük, İskilip ve Kastamonu gezileri düzenlendi. 2013 yılında 2 bin kişi; 687 öğrencimize Çanakkale gezisi, KKSM kursiyerlerimize; Amasya, Tokat, Samsun, Konya, Nevşehir, Çanakkale gezisi düzenledik. Aynı yıl kadınlara yönelik, Karadeniz Turu ve Batum gezisi düzenlendi. 2013 yılında 2 bin vatandaşımız düzenlediğimiz gezilere katıldı. 2014 yılı içerisinde KKSM’de çeşitli branşlarda kurs gören kadınlar ve öğrencilerimiz başta olmak üzere toplam 2 bin 500 kişi Çanakkale, Konya, Tokat, Amasya ve Nevşehir gezilerimizden faydalandı. Sarıkamış Destanının da 100. Yıl dönümü olan 2015 yılında da 5 bin kişi katıldı. Biz de bu münasebetle Kent Konseyi üyelerimiz, öğrencilerimiz, basın mensuplarımız ve STK temsilcilerimizden oluşan 90 kişiyi Sarıkamış’a Şehitlere Saygı Yürüyüşüne gönderdik. Bu yıl içerisinde Gençlik Merkezimize gelen öğrencilerimize; Kayseri, İstanbul, Amasya, Tokat gibi şehirlere geziler düzenledik. 2015 yılında 4 bin 500 kişi de yine Çanakkale’ye düzenlediğimiz Tarih ve Kültür Gezilerine katıldı. 2016 yılında; 11 bin 515 kişi Tarih ve Kültür Gezilerimize katıldı. Geçtiğimiz yıl Tarih ve Kültür Gezilerimizle ilgili farklı bir uygulama başlattık. İl merkezimizdeki lise birinci sınıf öğrencilerimizin tamamını Çanakkale’ye geziye götürdük. Kent Konseyimize bağlı Gençlik Meclisimizin ve Çocuk Meclisimizin üyelerine de Amasya, Konya, Niğde (Ömer Halisdemir) gezileri düzenledik.

Toplam 21 bin hemşehrimizi başta Çanakkale olmak üzere Türkiye’nin farklı yerlerine götürdük, gezdirdik. 2017 yılının hemen başında; Sarıkamış destanının 102. yıldönümü nedeniyle STK temsilcilerimizi Sarıkamış’a gönderdik. Bu yıl ve sonraki yıllarda da yine lise birinci sınıf öğrencilerimizin tamamını Çanakkale’ye götüreceğiz. 4 yılda toplam 21 bini aşkın hemşehrimiz, Tarih ve Kültür Gezilerimize katıldı. Hemşehrilerimiz; ülkemizin ve medeniyetimizin değerlerini, bizi bir millet yapan mekanları, eserleri gördü, gezdi. Bu yıl da Tarih ve Kültür Gezilerimiz devam edecek.

Hemşehrilerimizin gitmek, görmek, ziyaret etmek istediği yerlerin tespiti için `2017 Yılında Nereyi Görmek İstersiniz` adıyla bir anket çalışması yaptık. Anket çalışmamızın sonuçlarına göre, başta Çanakkale olmak üzere Tarih ve Kültür Gezilerimizi Konya, Hacı Bektaş, Bursa ile sürdüreceğiz.

Toplumun tüm kesimlerine hitap eden organizasyonlar

Önemli gün ve gecelerle ilgili programlar Çanakkale, Sarıkamış, Kut’ul – Amare gibi tarihimizde dönüm noktası olan zafer yıldönümlerinde; Öğretmenler Günü, Gazeteciler Günü, Yaşlılar Günü, Anneler Günü, Kutlu Doğum Haftası vs. gibi özel günlerde o günün mana ve ruhuna uygun programlarımız, faaliyetlerimiz oluyor.

Tarihimize -Mevlana, Mehmet Akif, Necip Fazıl gibi- düşüncesiyle, yazdıklarıyla, yaptıklarıyla damga vuran ilim, irfan adamlarımızla ilgili anma programları düzenliyoruz.

Kültürün, sanatın bu alanlardaki faaliyetlerin kent insanı üzerinde olumlu ve geliştirici bir etkisi var. Biz de Çorum Belediyesi olarak; kültür ve sanatın bu olumlu etkisini tüm şehre yansıtmak için yıl içerisinde birçok etkinlik yapıyoruz.

Bu etkinlikler arasında tiyatrolar, konserler, şiir ve müzik dinletileri, sıra geceleri gibi çok sayıda program var.

Hemşehrilerimizin kültür sanat hayatına katkı sağlayan, onların eğlenmesi, dinlenmesi için, yine hemşehrilerimizin talep ettiği, değerlerimize uyan sanatçılarımızı da şehrimizde ağırlıyoruz, onları hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Bu kapsamda yaptığımız faaliyetlerden biri de Ramazan Etkinlikleri (Şenlikleri) ile Ramazan Ayı`nda bütün şehir olarak hep birlikte, farklı bir havayı teneffüs ediyoruz. Mahallelerimizde İftar programlarımız oluyor, gençlerimizle sahur programları düzenliyoruz. Toplumun bütün kesimleri ile bir araya geliyoruz.

Çocuklarımızın da ramazanın havasını teneffüs etmesi, için her Ramazan ayında, farklı alanlarda etkinliklerimiz oluyor. 6 yıl bir noktada yapmıştık. Artık; iftarımız nerede ise orada Ramazan Etkinlikleri düzenliyoruz.

`1000`e yakın konuşmacı ağırladık`

Çok sayıda konferans, panel, sempozyum gibi katılım oranı yüksek programlar düzenledik. Bunların en başında da; Şehir ve Medeniyet, Osmanlı Medeniyetinde Şehir, Cumhuriyetten Günümüze Şehir, Müslüman Kimliği ve Dünyevileşme, İbn-i Haldun, Kur’an Nüzulünün Mekke Dönemi, Şiilik ve Sünnilik Sempozyumları sayılabilir. Bu sempozyumlar ve sonuç bildirgeleri, Türkiye’de bu alanda yapılacak akademik çalışmalara, bilimsel araştırma kaynaklık edecek niteliğe sahip. Sempozyumlarda sunulan bildirileri de kitaplaştırarak, Türk Bilim Tarihinin hizmetine sunduk. Kent Arşivimiz aracığıyla, isteyen bu kitaplara rahatlıkla ulaşabiliyor. Bugüne kadar 1000’e yakın mütefekkirimizi, yazarımızı, entelektüel kimliğiyle öne çıkan ilim adamımızı şehrimizde ağırladık.

Nisan ayı içerisinde; (28-30 Nisan 2017 tarihleri arasında) Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimi arasında yer alan 15 Temmuz’u tüm yönleriyle ele alan, `Teorik ve Sosyolojik Kökleriyle 15 Temmuz` adlı bir sempozyum düzenleyeceğiz.

15 Temmuz darbe kalkışmasını derinlemesine ele alıp Türkiye gündemine akademik bir çalışma olarak buradan çıkan bildirileri, sunacağız.

`Milletimizin hizmetkarıyız`

Şehirdeki önemli organizasyonların tüm hazırlıkları ve icrasını yapıyoruz.Belediye kanununda bir ifade var: `Görevlerimiz sayıldıktan sonra diyor ki; kanunlarla başka kurumlara verilmemiş olan işleri de Belediye yapar.` Bu demektir ki aslında Belediye her işle ilgilenir, ilgilenmelidir. Biz de böyle yaptık. Hiçbir işi ortada bırakmadık, sahipsiz bırakmadık. Kim var denilmeden daha, sağımıza solumuza bakmadan biz varız dedik. Bu terörü tel’in mitingi yaparken de böyle oldu. 27 gece süren demokrasi nöbetlerinde de böyle oldu. Her zaman, her işte hemşehrilerimiz adına, milletimiz, devletimiz adına yükü taşıyan ve o şerefe talip olan bir noktada durmaya gayret ediyoruz.

Turizm ve tanıtıma destek

Çorum’un tanıtımına yönelik fuar gibi etkinliklere katılıyoruz. Şehrimizin ekonomisinin büyümesi, rekabet kabiliyetini kazanabilmesi bu şekilde sürdürülebilir bir gelişim sağlayabilmesi için, dışarıda da tanıtımının iyi bir şekilde yapması lazım.Üzülerek ifade edeyim ki netice alma konusunda çok da başarılı olmadığımız bir çalışma. Her şeye rağmen çalışmaya, tanıtmaya; daha çok ziyaretçi ve turist çekmeye gayret edeceğiz. Bu inançla Çorum Belediyesi olarak, il dışında özellikle büyük şehirlerimizde düzenlenen fuarlara katılıyoruz. Katıldığımız fuarlarda; tarihimiz, kültürümüz ve şehrimiz için bir değer ifade eden ürünlerin tanıtımını yapıyoruz. Turizm sektörünün en prestijli fuarlarından olan EMITT Turizm Fuarı ve Travel Turkey Turizm Fuarı gibi fuarlarda Çorum’u ve hemşehrilerimizi en güzel şekilde temsil ettik, ediyoruz.

`5 ayrı koromuz var`

Müzik Koroları (Halk, Sanat, Tasavvuf, Bando, Mehter) Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğümüz bünyesinde 40’ar kişiden oluşan; THM Korosu, TSM Korosu olmak üzere iki koromuz var. Bunun dışında; Resmi günler program yapan ve 16 kişiden oluşan Bando Takımımız, dini ve milli günlerimizde, belirli programlarımızda ilgiyle takip edilen ve 27 kişiden oluşan Mehter Takımımız mevcut. Mehter Takımımız özellikle ilçelerimizde ve civar illerimizde zaman zaman konserlere, programlara davet ediliyor. Oralarda da ilgiyle ve beğeniyle izleniyor.

`15 Temmuz Şehitler Müze’si kuracağız`

15 Temmuz darbe girişiminde, milli iradeye sahip çıkmak amacıyla sokağa çıkan, darbeye direnirken hayatını kaybeden, şehit olan 12 hemşehrimiz var. Biz de bu 12 Çorumlu şehidimizin, bu şehrin yiğidi olan 12 hemşehrimizin, aziz hatırasını diri tutacak ve bu hatırayı gelecek nesillere aktaracak bir müzeyi Çorum’a kazandıracağız. 15 Temmuz’u unutturmayacağız. 15 Temmuz Şehitler Müzemizin detaylarını kamuoyu ile daha sonra paylaşacağız.

8 yılda 47 milyon TL’lik bütçe

Kültür İşleri Müdürlüğümüz yürüttüğü bu faaliyetler için 8 yıllık süre içinde 47 milyon 184 bin 864,44 TL’lik bütçe kullandı. Her yıl büyüyen bütçemizi, bu hizmetlerimiz için de büyüterek hizmet dönemimizi en güzel şekilde değerlendirmeye çalıştık. 16 başlık altında saydığımız bu hizmetler her yıl defalarca yeniden yapılıyor. Elbette bunların her birinin toplum üzerinde meydana getirdiği farklı bir etki var. Bunları tek programla veya kısa süre ile ölçmek, değerlendirmek mümkün değildir. Ayrıca bu doğru da değildir. Bunun bir süreç olduğunu, sonuçlarının zaman içinde fark ettireceğini bilmek lazım. Zamana ve sabra ihtiyacı olduğunu, kabul etmek ve o sabrı göstermek lazım. İstikrarlı bir şekilde bu çalışmaları yürütmek lazım. Bunu başardığımızda bir `Kültür Şehri` oluruz. Bunu başardığımızda `Kültür Üreten Bir Şehir` oluruz. Bizim gayretimiz bunun için. Çok çalışarak, sabrımızı koruyarak, istikrarlı şekilde bu hizmetleri devam ettireceğiz. Hemşehrilerimizin de düzenlediğimiz programlara katılımları ile destek vermelerini özellikle istirham ediyorum.”;

Başkan Külcü`nün açıklamalarının ardından sırasıyla söz alan bazı katılımcılar ise Çorum Belediyesi`nin kültür ve sanata verdiği destekten övgüyle söz ederek teşekkürlerini ifade ettiler.

Toplantıda Çorum Belediyesi Kültür Yayınları`ndan çıkan `Eşref Ertekin`in Günlüklerinden Bir Zamanlar Çorum` adlı kitap da tanıtıldı. Abdulkadir Ozulu ve Meral Demiryürek tarafından hazırlanan kitabın okurlarıyla buluştuğunu belirten Başkan Külcü, emeği geçenleri tebrik etti.

06 Şubat 2017
136 kez görüntülendi