HÜSNÜ HAT SERGİSİ BÜYÜLEDİ

Belediyemiz ve Dil ve Edebiyat Derneği (DED) tarafından ortaklaşa düzenlenen Hüsnü Hat Sergisi ve Hat Sanatı Üzerine başlıklı konferans yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Memiş, 30. sanat yılında Türkiye’nin farklı illerinde bulunan öğrencileriyle birlikte Çorum’da hat sergisi açtı.

Dil ve Edebiyat Derneği Çorum Şubesi Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen sergide, İslam sanatlarının önemli bir kolunu oluşturan hat, sülüs yazı levhaları, ayet, hadis ve güzel sözler yer aldı. Memiş, Osmanlı sanatı olarak bilinen hat çalışmasının günümüzde de yoğun ilgi gördüğünü belirterek, çizgilerin sanatı ya da çizgilerdeki estetik olarak nitelendirilen hattın, çaba gerektiren, ancak insana keyif ve huzur veren bir sanat olduğunu söyledi.

Hat sanatı hakkında bilgiler veren Memiş, şöyle konuştu: “Hat, yazı, çizgi, hudut gibi anlamlara gelir, Arap yazılarıyla yazılan güzel yazılara verilen isimdir. Ama aslında Hat sanatı, Kuran Medeniyeti’nin sembolü ve çizgisidir. Nasıl ki Ezan İslam’ın bir sesli sembolüyse, Hat ve diğer İslam sanatları da bu kültürün, bu medeniyetin görsel sembolleridir. Hat ya da Hüsn-i Hat, kendine has bir karaktere sahip olmuştur.”

Memiş, hat sanatının bir tutku olduğunu, onu çok sevmeden, çizgilere aşık olmadan yıllarca sürecek zahmete katlanmanın mümkün olmadığını kaydetti.Çizgilere aşık olmadan hat sanatının yapılamayacağını belirten Memiş, “Aslında zevkli olan o çizgilerin kıvrımlarında yaptığınız sihirli yolculuktur. Üç beş santimetre ile ifade edebileceğimiz mesafelerde, görebilenler için ne güzellikler, ne incelikler vardır. Zaten öğrenirken de öğretirken de aradığımız bu letafet değil midir- Ayrıca öğretirken de aynı zamanda öğrenme devam etmektedir. Hayatın sonuna kadar bu böyle devam eder” diye konuştu.

Hat sanatının Kuran sanatı olduğu için asırlardır özgünlüğünü koruduğunu ifade eden Memiş, “Hat bir tutkudur. Onu çok sevmeden, çizgilere aşık olmadan yıllarca sürecek bu zahmete katlanmak mümkün değildir. Hat çalışan kişi, iyi bir gözlemci olmalıdır. Yani hocasının gösterdiği her hareketi izaha gerek duymadan kavrayabilmelidir. Kabiliyet önemlidir ama sabır daha da önemlidir. Bir önemli husus da bu sanatın manevi boyutunun farkında olmaktır. Çünkü onun temelinde Kuran vardır. O bir Kuran sanatı olduğu içindir ki asırlardır bunca dış etkilere rağmen özgünlüğünü koruyarak zamanımıza gelebilmiştir” dedi.



19 Aralık 2011
74 kez görüntülendi